Kimin
alçak ve namussuz olduğu belli oldu...
![]()
Kürt açılımı ABD'nin
projesidir diyenler' bunu ispat ederlerse herşeye varım.
Ama edemezlerse alçaktırlar,
namussuzdurlar. Bu kadar ağır konuşuyorum.
(Bilgi: İspat
edilmiştir, belgeleri de sayfanın sonuna eklenmiştir.)
Video için TIKLAYIN
- Bakın, ben çok
açık, net bir şey söylüyorum. Bir kağıt almış
dolaşıyorlar; 'Amerika'nın bir projesidir bu...' Bunu ispat ederlerse her şeye varım. Ama
ispat edemezlerse alçaktırlar, namussuzdurlar. Bu kadar açık, bu
kadar ağır konuşuyorum. Çünkü artık bu kadar
iftiraların, bu kadar hakaretlerin altında bu iktidar kalmaz. Bu
iktidar Türkiye Cumhuriyetinin iktidarıdır. Herhangi bir ülkenin
temsilcisi değildir.
- 'Kürt açılımı ABD'nin projesidir diyenler' bunu ispat
ederlerse herşeye varım. Ama edemezlerse alçaktırlar,
namussuzdurlar. Bu kadar ağır konuşuyorum.
- Türkiye artık gündem belirleyen bir ülke.
- Süreç, gayet iyi gidiyor. Bu süreç öyle alelade bir süreç değil,
dikkatli gidilmesi gereken bir süreç. Bu dikkatli gidilmesi gereken süreci
birileri kalkıp böyle hızlandırmak, tahrik etmek suretiyle bu
süreci bozmak, dejenere etmek, böyle bir gayret içerisine girmek isteyenler
olabilir. Biz bu oyunun içerisine düşmek istemiyoruz.
- Dikkatli gideceğiz, yere sağlam basacağız ve
inşallah neticeyi de oluştuğu anda tüm halkımıza
açıklayacağız. 'Bu süreç olmaz' diye bir düşüncemiz yok.
Daha önce de açıkladım, bütün hedefimiz yılbaşından
önce inşallah bu işi bitirebilmek.
Sezen
Aksu'dan Başbakan'a açılım telefonu
Sezen Aksu: Kürt açılımının
karşısında duranları iki cihanda lekeli kabul ediyoruz.
Sürecin güzel bir şekilde
tamamlanması için elimden geleni yaparım
Hükümet'in demokratikleşme açılımına ünlü sanatçı
Sezen Aksu'dan destek geldi. Başbakan Tayyip Erdoğan'ı telefonla
arayan Aksu, "Açılımınızı
ailece canı gönülden destekliyoruz. Bu sürecin karşısında
duranları iki cihanda da lekeli kabul ediyoruz" dedi. Kardelenler
Projesi kapsamında bir dizi konser veren ve son olarak Tunceli'de Munzur
Kültür ve Doğa Festivali'ne katılan milyonların sevgilisi Sezen
Aksu, bu kez hükümetin demokratikleşme açılımına katkı
sağlamak üzere harekete geçti.
![]()
GÖNÜLDEN
DESTEK
Başbakan
Erdoğan'ı telefonla arayan Aksu, açılımla ilgili
görüşlerini iletti ve destek mesajı verdi. Aksu, "Annemle,
babamla konuştum. Son açılımınızı hep birlikte,
canı gönülden destekliyoruz. Sürecin güzel bir şekilde
tamamlanması için elimden geleni yapmaya hazırım. Annem ve
babam, bu sürecin karşısında duranları iki cihanda lekeli
kabul ediyorlar, ben de öyle görüyorum. Türkiye'nin her köşesinde
ayrı bir güzellik var. Türkiye'nin her karesi aynıdır, bizim
ayrımız gayrımız yok, olamaz da" dedi.
"ÖNCE
KARDELEN"
Sezen
Aksu, daha önce Turkcell'in başlattığı Kardelenler Projesi
kapsamında bir dizi konser vermişti. Doğu ve Güneydoğulu
kızların okumaları ve eğitimde fırsat
eşitliğine destek sağlanması amacıyla 2000
yılında başlatılan proje kapsamında Aksu, sahneye
beyaz elbiseler giymiş kızlarla çıkıyordu. Proje için
Kardelen isimli bir şarkı da besteleyen Aksu konserlerinde,
"Bütün çocuklar eşit doğar. Ancak hayat bazılarına
daha çok şans tanır. Hayatın herkes için eşitlenmesi
insanın en kutsal amacı olmalıdır. İşte ben,
bunun için buradayım" diyerek mesajını iletmişti.
Aksu'nun çıkardığı albümün tüm geliri de projeye
aktarıldı.
KÜRTÇE
ŞARKI
Birkaç gün
önce Munzur Kültür ve Doğa Festivali'ne katılan Aksu, binlerce
hayranını Tunceli'ye çekmiş, 2 saat süren konserinde Zazaca ve
Kürtçe şarkı söylemişti. Aksu, konserde "Ben
doğanın değerleriyle ilgili bütün kalbimle şuna
inanıyorum, doğanın hakkı aynen insan hakkı gibi bir
şey. Taşın, toprağın, denizin, ağacın, suyun
hakkı var. Bu bir ekolojik hak. Bu dengeyi bozdukça, hepimiz bozulduk. O
yüzden bu doğanın hakkının karşısında,
tıpkı insan haklarının karşısında
eğildiğim gibi saygıyla eğilmek istiyorum" diye çevre
mesajı da vermişti.
BAŞBAKAN
ERDOĞAN'LA KARDELEN BULUŞMASI
Sezen Aksu'nun 25 Kasım 2005'te Ankara'da
verdiği Kardelenler konserine Başbakan Tayyip Erdoğan da
eşi Emine Erdoğan ile birlikte katılmış, sahnede
duygulu anlar yaşanmıştı.
Belge No 1
İŞTE BELGE, İŞTE ABD RAPORUNUN ASLI
YALAN İÇİN NE DEMİŞTİ
"ALÇAK VE NAMUSSUZ"
İŞTE BELGE, İŞTE ABD RAPORUNUN ASLI
Başbakan Tayyip Bey "Kürt
açılımına Amerikan Projesi diyenler bunu ispatlayamazlarsa
alçaktırlar namussuzdurlar" diyedursun, Amerikalılar bu projeyi rapor
halinde ABD Kongresi'ne resmen sunmuşlar. Hem de saklı gizli
değil, açık açık. Sunum tarihi 15 Ekim 2007. Raporun adı:
"PKK'nın silahsızlandırılması,
dağıtılması ve toplumla yeniden
kaynaştırılması". Raporu derleyen kurum: Amerikan
Dış Siyaseti Ulusal Komitesi. Derleyen kişi: David Phillips
(Deyvid Filips okunuyor)
İŞTE
BELGE, İŞTE ABD RAPORUNUN ASLI, TIKLAYINIZ:
http://www.ncafp.org/reports_2007.html
sayfasından
Report
on "Disarming, Demobilizing and Reintegrating the Kurdistan Workers
Party"
Bu raporda
özet olarak Türkiye Hükümetinin şunları yapması isteniyor:
-301. maddede Türklüğe hakaretin suç olmaktan
çıkarılması (Hükümet bu emri yerine getirdi)
-Kamuya ait bir TV kanalının Kürtçe yayın yapması (Hükümet
TRT Şeş'i, kurarak bu emri de yerine getirdi)
-DTP'nin muhatap alınması (Tayyip Bey Ahmet Türk ile görüşerek
bu emri de yerine getirme yolunda bir adım attı)
-Türk ordusunun demokratik hale getirilmesi. Ordunun PKK ile mücadele ederken
insan haklarına saygı göstermesi, karanlık güçleri kullanarak
suikastler yapmaması (Tayyip Bey, Ergenekon davası ile Türk ordusuna
bu suçların atılmasını örgütledi. Yani Filips'in
raporundaki suçlamalar, Ergenekon iddianamesine yazıldı.)
-"Topluma kazandırma" adıyla genel af çıkarılması
(Plana göre PKK militanları aftan sonra seçimlerde aday olarak öncelikle
Güneydoğu'daki mahalli yönetimleri ele geçirecekler ve DSP-ANAP-MHP
Hükümeti tarafından imzalanmış olan İkiz Yasalar'a
dayanarak ayrılmak için referandum isteyecekler)
-Kuzey Irak'taki 134 PKK üst yöneticisinin mülteci olarak üçüncü bir ülkeye
gönderilmesi (Bu ülkenin İsveç olabileceği söyleniyor)
++++++++++++++++++++++
Yine aynı kişi, bu defa da Haziran 2009 tarihinde ABD Atlantik
Konseyi tarafından yayımlanan bir rapor daha yazdı. Bu raporun
adı: "Türkler ve Irak Kürtleri arasında güven
inşası". (Her iki raporun aslını yazımın
bitiminden sonra veriyorum)
++++++++++++++++++++++
"Kürt açılımı"nın bir ABD projesi olduğunu
kanıtlayan bu raporun basında yayımlanması üzerine, raporu
derleyen Deyvid Filips bir açıklama yaptı, Hürriyet'e gönderdiği
mektupta şöyle dedi:
"Başbakan Erdoğan'ın kararı tamamen kendisine aittir. Benim tavsiyemi almaz. Başbakan
Erdoğan'ın düşüncesi tamamen Türkiye'nin ulusal
çıkarları üzerine kuruludur"
"Türkiye'nin güvenlik kurumlarının da desteğiyle Ak Parti
Kürt meselesinde tarihi atılıma ilerliyor."
"Bu, köktenci bir değişimden daha fazlasıdır. Bu,
Türkiye'yi daha güvenli, daha özgür ve Batı kurumları ile entegre
edecek derin bir sistem değişikliğidir.
Erdoğan, vizyonu ve liderliğiyle krediyi hak ediyor"
+++++++++++++++++++++++
Bu açıklama, olayı artık bir komedi haline
dönüştürmüştür.
Hiç kimsenin bilmediği "Kürt açılımı"nın
içeriğini Deyvid Filips nasıl bilmektedir ki böyle bol kepçe
desteklemektedir? Aynen ABD Büyükelçisi Ceymis Cefri gibi?
Rapordaki emirlerden bir kısmı Tayyip Bey tarafından yerine
getirilmiştir. Yukarda bunu gördük. Geri kalan kısmının da
"Kürt açılımı" adı altında yerine
getirilmeye çalışıldığı bellidir ki
Amerikalılardan bu kadar destek görmektedir.
++++++++++++++++++++++++
E, Tayyip Bey, "alçaklar namussuzlar" ne olacak şimdi???
Kimin alçak ve
namussuz olduğu ve kimlerin iki cihanda lekeli oldukları artık
bilinmektedir!.
Belge No. 2
Erdoğan hakkında şok iddia !
Gazeteci Hayrullah Mahmut, Ergenekon
duruşmasında çarpıcı iddialarda bulundu.
8 Mayıs 2009 tarihinde gercekgundem.com adlı
internet sitesinde yayınlanan haberde; Ergenekon davasının
duruşmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında,
tutuksuz sanık eski Star Gazetesi Ankara temsilcisi Hayrullah Mahmut' un
açıklamaları dikkat çekiciydi.
Ergenokon davasının tutuksuz
sanığı eski Star gazetesi Ankara Temsilcisi Hayrullah Mahmut,
savcı Mehmet Ali Pekgüzelin sorusu üzerine Levent Ersöz, Cem Uzan ve
Atilla Uğur ile görüştüğünü söyledi.
Hayrullah Mahmut, "Bana
Recep Tayyip Erdoğanın Amerikan Konsolosluğunda Cüneyt Zapsu
ile yaptığı bir görüşmenin kaydı geldi. Mutlaka CIA
göndermiştir. Başbakan Erdoğan, Amerikalıların
karşısında iktidara gelmesi halinde yapacaklarını tek
tek sayıyor. O CDyi 50 milyon dolara vereceklerini söylediler. Ben
üstlerime, Cem Uzana ilettim. Uzan almadı, 20 milyon dolara indirdiler.
Parasız verirlerse yayımlayacağını söyledi. Sonra Cem
Uzanın hükümetle pazarlık etmek istediği ortaya
çıktı. O kayıtlar, AKPyi yıkabilirdi. Baykal, Bahçeli,
Ağar iktidara talip olmadıkları için kabul etmediler" dedi.
Emekli Orgeneral Şener Eruygurun
kendisini çağırarak CDyi sorduğunu anlatan Hayrullah Mahmut,
"CDyi vermeyi kabul etmedim" diye konuştu.
Ergenokon davasının tutuklu
sanıklarından İşçi Partisi Genel Başkanı
Doğu Perinçekin CDye ilişkin detayları sorması üzerine
Hayrullah Mahmut, "Neo Sevr dediğimiz ABD ile gizli
anlaşma. Anayasa değişiklikleri, Kürdistan kurulması, büyük
Ermeni devleti... Bugünlerde bakın Mardinde katliam oluyor, korucular
hedef gösteriliyor. Hasan Cemal, Cemil Bayık ile
görüşüyor. TSKnin etkisizleştirilmesinin konuşulduğu
şeylerdi" yanıtını verdi.
-
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
- - - - - - - - - - - - - -
BİR
HATIRLATMA YAPALIM:
Siz
Potomyayı bilir misiniz?
Nereden bileceksiniz Karadeniz'in bu şirin kasabasını..
Ama Karadenizliler iyi bilir, Potomyayı ve
öyküsünü..
Biri var ki; O Potomya yı herkesten daha iyi bilir, bilirdi:
Mustafa Kemal Atatürk.
Cumhuriyetin ilk yılları..
Devrimler peşi sıra geliyor, şapka
devrimi henüz uygulamaya konmuş...
Hilafetçiler durumdan rahatsız.
Derken Şeyh Sait doğuda hilafet kisvesi altında bilinen Kürt isyanını
başlatıyor.
Vatan toprağının hiç bir köşesinden destek bulamazken,
Potomya'da bir sivri zekalı halkı örgütleyip "
hilafet isterük" diye Şeyh Sait isyanına destek veriyor.
Atatürk,
önceleri bunları ciddiye almıyor.
Ancak "Cumhuriyet
istemezük, devrimleri tanımazük"
diye sesleri yükselmeye başlayınca duruma el koymak mecburiyeti
doğuyor.
Donanmanın "Hamidiye" gemisini Potomya
sahillerine gönderiyor.
Hamidiye , Potomyayı kuru-sıkı bombalamaya başlayınca
isyancı halk çil yavrusu gibi kaçışmaya başlıyor..
Hamidiye susmuyor..
Taa ki, Potomyalılar sahilde saf tutarak
Hamidiye gemisine secde edip hep bir
ağızdan;
"Atma Hamidiye atma...
şapka
da giyeceğum,
vergi
da vereceğum"
diyene
kadar.
Potomya neresidir,
bilirmisiniz?
Rizenin şirin ilçesi..
Bugünkü adıyla; Güneysu kazası.
Güneysu neresidir bilirmisiniz?
Recep' in köyü..
Şimdi "Recep
de Kim?" diye
sormayınız lütfen...